WOTTV E-DERGİ
DOLAR 32,3186 0.04%
EURO 34,4879 -0.61%
ALTIN 2.491,501,25
BITCOIN 22855370,16%
Yunanistan Dışişleri Bakanı Gerapetritis’ten Zeytin Dalı (!)

Yunanistan Dışişleri Bakanı Gerapetritis’ten Zeytin Dalı (!)

8 Eylül 2023 12:06
Yunanistan Dışişleri Bakanı Gerapetritis’ten Zeytin Dalı (!)
0

BEĞENDİM

Prof. Dr. Celalettin Yavuz – Güvenlik Politikaları Uzmanı, 07 Eylül 2023

Kahramanmaraş merkezli depremler öncesinde Türkiye ile Yunanistan önemli bir gerilimin eşiğindeydi. Deprem sonrası Yunan Dışişleri Bakanı Dendias Hatay’daki Yunan kurtarma ekibinin çalışmalarını izlemişti. Aynı dönemde Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın davetine Yunan mevkidaşı Nikolaos Panagiotopoulos da Hatay’a gelerek incelemelerde bulunmuştu. Bu bir Yunan savunma bakanının 20 yıl sonra ilk Türkiye ziyaretiydi. Ziyaretin ardından Yunanistan Göç ve İltica Bakanı Notis Mitarakis de Türkiye’yi ziyaret etti.

Oysa depremlerden henüz 1-2 gün önce Yunan basınında Alman Deutsche Welle’deki “Yunanistan Türkiye’nin en güçlü politik ve askeri hasmı…” başlıklı yazıda ABD’de Senato Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Bob Menendez’in, Türkiye’nin istediği F-16 uçaklarının satılmaması için ABD Başkanı Biden’a yazdığı mektup gündeme gelmiş, ortalık gerilmişti.

5 Eylül 2023’te ise Miçotakis’in ikinci dönem hükümetinin yeni Dışişleri Bakanı Giorgos Gerapetritis, kendisi gibi yeni atanan mevkidaşı Hakan Fidan’ı ziyaret etti. Pozitif mesajların verildiği bu ziyareti ele aldık.

Ege’nin İki Yakasında “Barış” Havası

Depremin hemen ardından kurtarma timini ve Yunan halkının topladığı çeşitli ihtiyaç maddelerini deprem bölgesine gönderen Yunanistan’da bir dönemin Genelkurmay Başkanı Amiral Evangelos Apostolakis, depremi fırsata çevirmenin hesabı içerisinde “Yunanistan’ın kara sularının 12 deniz miline çıkarması için en uygun zaman!” olduğunu söyleme densizliğinde bulunmuştu. Buna karşılık Başbakan Miçotakis’in ablası, bir dönemin Yunan Dışişleri Bakanı Dora Bakoyanni, “Doğu Akdeniz ve Ege’de enerji kaynaklarının ortak kullanımı için Türkiye ile işbirliği yapılabileceğini” dile getirerek ortamı tekrar yumuşattı.

Nisan ayında Atina’ yakınlarında ve “PKK’nın eğitim alanı” veya “terör yuvası” olarak bilinen Lavrion Kampı’nın kapanacağı haberi duyuldu. Göç Bakanlığı’na bağlı ancak güvenliği Yunan silahlı kuvvetleri tarafından sağlanan mülteci kampının kapatılacağı Temmuz ayında bir kez daha Yunan basınında yer aldı. Bu bahar havası içerisinde taraflardan Yunanistan Ege’deki Kataigis planlı tatbikatını, Türkiye de Denizkurdu Tatbikatı’nı iptal etti.

Haziran sonlarında ikinci tur seçimleri kazanarak tekrar iktidara olan Miçotakis, Savunma Bakanlığı’na eski Dışişleri Bakanı Nikos Dendias’ı, Dışişleri Bakanlığı’na daha önce Doğu Akdeniz yetki alanları konusunda “şahin” tutumuyla bilinen Gerapetritis’i atadı. Yurtdışına ilk resmi ziyaretini Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne (GKRY) gerçekleştiren Gerapetritis, ortak basın toplantısında “Deniz sınırları konusunda uzun süredir devam eden anlaşmazlığı çözmek için Türkiye ile müzakerelere başlamaya hazır olduklarını” açıklayarak olumlu mesaj verdi.

Türk-Yunan Barışı Sürdürülebilir olabilir mi?

Yunan kabinesinde 6 bakana ilaveten bakan yardımcısı, gölge bakan ve 20’si milletvekili olmak üzere Türkiye karşıtlığıyla ünlü 61 “Pontus soykırımı” hayalcisi mevcuttur. Bu atmosfer içerisinde Ankara’da bir araya gelen bakanlardan Gerapetritis, azınlıklar konusuna ilaveten 3 aşamalı yol haritasından bahsetti. Önce siyasi görüşmeler düzeyi, ikinci aşamada güven artırıcı önlemler, üçüncü aşamada pozitif gündemin devam ettirilmesi için uzlaşıldığını söyledi.

Erdoğan ve Miçotakis’in de 18 Eylül’de BM Genel Kurulu sırasında görüşecekleri, Dışişleri Bakanı Fidan’ın da söylemleri dikkate alındığında, tarafların bahar havasını sürdürme niyetinde oldukları anlaşılabilmektedir. Yunan basınının “Zor bir tango başlıyor” başlığı, Miçotakis’in, iki ülke ilişkilerinin düzeltilmesini isterken, “Saf değilim ve ülkelerin dış politikalarının bir anda değişmediğini biliyorum!” ifadeleri ve taraflardan en az birinin anlaşmazlık konularında parametre değiştirmemesi halinde çözüm konusunda umut yok gibidir.

Çözüme tarafları cezbedecek bir yaklaşım bulunmalıdır. Mesela son günlerde Türkiye’de de taraftar bulmaya başlayan, deniz yetki alanlarındaki paylaşımda üçüncü tarafın da katılımıyla üçlü bir “Kazan, kazan, kazan!” formülüne işlerlik kazandırılabilir. Nasıl mı?

 

Cevabı önümüzdeki günlerde…

 

Celalettin Yavuz

Güvenlik Politikaları Uzmanı Lisans ve Y. Lisans öğrenimini Milli Savunma Üniversitesinde (Deniz Harp Okulu – 1974; Deniz Harp Enstitüsü-1983) tamamladı. Daha sonra Silahlı Kuvvetler Akademisi öğrenimi (1985-86) gördü ve “Irak’ın Geleceği” ile ilgili bitirme tezini yazdı. 1989-1991 döneminde Führungsakademie (Hamburg/Almanya) 2 yıllık Güvenlik Politikası-Strateji-Stratejik İstihbarat-Jeopolitik, Askeri Tarih eğitimi aldı. “İstanbul Boğazı’nın Karadeniz Sahildarı Ülkeler Üzerindeki Jeopolitik ve Stratejik Etkileri” (Almanca) başlıklı mezuniyet tezini yazdı. Genelkurmay Personel Başkanlığı’nda görevli iken Kıbrıs Barış Harekâtı’nın madalya ve taltif projesini gerçekleştirdi. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı karargâhında NATO Planlama direktifleri ve kuvvet plan çalışmaları üzerinde çalıştı. Ayrıca bir yıl boyunca Deniz Kuvvetleri Komutanı’nın Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Toplantı Dosyasını hazırladı. Ege'de gerilimli 1980'li ve 1990'lı yıllarda 2 ayrı geminin komutanlıklarını yaptı. 1994-1997 döneminde Almanya'da Deniz Ataşeliği sırasında Deniz Ataşe Birliği'nin başkanlığına (doyen) ve 143 kişilik Askeri Ataşeler Birliği'nin Yönetim Kuruluna seçildi. Daha sonra Mersin’de Karakol ve Çıkarma Gemileri Komodorluğu’nun ardından Genelkurmay Yunanistan Kıbrıs Dairesinde Yunanistan Şube Müdürü iken “Türk-Yunan Ege’de Güven Arttırıcı Önlemler Paketi” projesinin (Ocak 2000) yöneticiliğini yaptı. Türk-Yunan sorunları üzerinde General-Amiral Oryantasyon Kursu, Harp Akademileri, Milli Güvenlik Akademisi ve TSK İstihbarat Okulu'nda dersler veren Yavuz, Deniz Harp Okulu Dekanı olduğu 2001-2003 döneminde "Denizcilik Tarihi-Deniz Stratejisi", "Askeri Strateji" ve "Liderlik" dersleri verdi. 1994’te Dr., 2002’de Doç.Dr. olan Yavuz, Milli Güvenlik Akademisi öğretim üyesi iken 30 Mart 2004’te istekle emekli oldu ve BİLKENT Üniversitesi’ne ilaveten Milli Güvenlik Akademisi’nde Türk-Yunan Sorunları, Suriye, Ortadoğu, Terörle Mücadele dersleri, 2012’de Prof.Dr. olduktan sonra da Atılım Üniversitesi’nde (2012-2013) ve Kara Harp Okulu Savunma Bilimleri Enstitüsünde (2013 Bahar) Y. Lisans ve Doktora, Ufuk ve Başkent üniversitelerinde lisans dersleri verdi. 2022 yılı başlarında adı Topkapı Üniversitesi olarak değiştirilen “Ayvansaray Üniversitesi”nde İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi’nin kurucu dekanlığını yapan, fakülteyi 16 bölüme çıkartan Prof.Dr. Yavuz, “İstihbarat, Strateji ve Terörizm/Avrupa'da Terör Örgütleri” gibi 3 farklı konuda sertifika dersleri yanında İstanbul Topkapı Üniversitesi’nde lisans ve Y. Lisans dersleri verdi. Güvenlik Bilimleri ve Uygulamaları Y. Lisans programının kurucu ABD Başkanlığını Eylül 2022’ye kadar sürdürerek “Küresel Güvenlik Stratejileri” üzerine sertifika programı hazırladı. Mayıs 2020 ayında uluslararası sempozyum düzenledi ve bizzat sunum yaptı. Milli Savunma Üniversitesi’nde (Harp Akademileri) 2019 yılından beri “Dış Politika Analizi” ile “Küresel Güvenlik Stratejileri” başlıklı ders verdi. Genelkurmay SAREM “Dış Uzman”lık (2003-2010), Türk Askeri Tarih Kurulu (TATK) Genel Kurul üyeliği (1999-2007), Gnkur. Atatürk Araştırma ve Eğitim Merkezi “ATAREM” Genel Kurul Kurucu Üyeliği (1999-2007), Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Eğitim/Öğretim Kurulu üyeliği (2001-2003), Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD) “Strateji” Grubu üyeliği (2005-2011), Türk Ocakları Genel Merkezi Hars Heyeti (en üst düzeydeki kültür kurulu) üyeliği (2004-2010), TÜRKSAM düşünce kuruluşunun Kurucu Başkan Yardımcısı ve Terör Bölümü Başkanlığı (2008-2012) yapan Prof.Dr. Yavuz, pek çok süreli yayının yayın ve hakem kurullarında yer almaktadır. Almanca ve İngilizce bilen Prof.Dr. Yavuz’un “Güvenlik politikaları, Askeri Tarih/Strateji, İstihbarat, Ortadoğu, çevre ülkeler, terörle mücadele, bölgesel-küresel sorunlar, küresel güvenlik stratejileri ve Deniz Tarihi konularında, çoğu müstakilen yazılmış 30’un üzerinde kitabı ve süreli dergilerde yazılmış çok sayıda makalesi mevcuttur. Halen Anadolu Ajansı ve Yeni Şafak gazetesinin “Düşünce Günlüğü” bölümünde her ay “Bölgesel ve Küresel Güvenlik Politikaları” üzerine analizleri yayınlanan Yavuz’un son dönemde Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE)’de konferansları, sitesinde yazıları yayınlanmakta olup, gene son zamanlarda Devlet Dergisi ve Türk Yurdu dergilerinde de yazıları yayınlanmaktadır. Ayrıca, Eylül 2022’den itibaren TRT Türkiye’nin Sesi Radyosu’nda haftada bir gün “Mavi Vatan” adlı bir programın yapımcılığını (ve yorumculuğunu) yapmaktadır. Ankara’da ikame eden Prof.Dr. Yavuz, evli, iki çocuk babası olup Almanca ve İngilizce bilmektedir.

    En az 10 karakter gerekli
    Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.