WOTTV E-DERGİ
DOLAR 32,3308 0.07%
EURO 34,4870 -0.59%
ALTIN 2.486,831,06
BITCOIN 22873960,87%
Anlaşılamayan Wagner ve Prigojin Olayları: Rusya’da Neler Oluyor?

Anlaşılamayan Wagner ve Prigojin Olayları: Rusya’da Neler Oluyor?

26 Ağustos 2023 17:45
Anlaşılamayan Wagner ve Prigojin Olayları: Rusya’da Neler Oluyor?
0

BEĞENDİM

Prof. Dr. Celalettin Yavuz, Güvenlik Politikaları Uzmanı – 24 Ağustos 2023

Kuzey küre ormanların cayır cayır yanışıyla daha da ısınırken, Karadeniz’in kuzeyinde ise buna bir de savaşın ölümcül sıcaklığı ekleniyor. Şubat 2022 sonlarına doğru başlayan ve bir süredir Mehter Marşı gibi ilerleyen Rusya-Ukrayna savaşının ne zaman sona ereceği belirsizliğini korumaktadır. Bu arada savaşan iki ülkeden Rusya’da herkesi hayrete düşüren siyasi gelişmeler yaşanmaktadır. Özellikle 23 Ağustos günü Moskova yakınında düşen uçakta olduğu ileri sürülen Wagner’in Lideri Prigoşin ölüp ölmediği, öldürüldü ise kim tarafından katledildiği konusunda pek çok bilinmeyen üzerinde durmakta yarar görülmüştür.

Prigojin’in Uçağının Düşüşü ve Ölüp Ölmediği Konusunda Kuşkular

23 Ağustos 2023 günü medyada en büyük yankıyı yaratan gelişme Rusya’nın başkenti Moskova’nın kuzeyindeki Tver bölgesinde bir özel uçağın düşmesiydi. Çünkü Moskova’dan havalanarak St. Petersburg’a uçmakta olan bu uçakta içinde ünlü Rus özel askeri şirketi Wagner’in Başkanı Prigojin ile yardımcısı Dimitry Utkin’in de bulunuyor olmasıydı. Rus kaynakları uçağın üç personeli dahil 10 kişinin de öldüğünü açıkladılar. Ancak tüm dünyada merak uyandıran soru, her ne kadar uçakta olduğu söylense de gerçekte Prigojin uçakta mıydı?.

Prigojin’in sağ olup olmadığı konusunda kuşku duymayan yok gibi. Çünkü bir tarihte gene kaybolmuş ve herkes “öldü” derken birdenbire ortaya çıkıvermiş. “Acaba yeni bir Prigojin oyunu mu?” diye merak edenler var. Uçakta olduğu söyleniyor ama düşen uçakta bulunan cesetler tamamen yandığı için kimlik tespiti biraz daha zaman alacak gibi. En azından gen testi yapılarak öğrenilebilirse de gen testini yapan ülke Rusya olunca ve bu konularda Sovyetler döneminden beri bu tür olaylardaki göz boyamaları çok iyi bilindiğinden “komplo teorisi” de yakıştırılabilmektedir. Şayet Prigojin yerine bir “kurban” ayarlanarak uçağa bindirilirken, estetik ameliyatla yüzü değiştirilen Prigojin herhangi bir yerde başka bir kimlikle yaşıyorsa, yeni bir teori daha ileri sürülmektedir: Olay Putin’in bilgisi dahilinde olabilir. Zira kısa süren “Wagner Krizi” ile bir zamanlar “yakın dostu” olan Rusya Devlet Başkanı Putin’in şimşeklerini üzerine çeken Prigojin “yok edilerek” Putin’in otoritesinin desteklenmesi gerekmekteydi. Böylece iki taraf hasar görmemiş olacaktı. Bir başka varsayıma göre ise Putin’in hışmından kurtulmak için Prigojin’in bu oyunu bizzat veya Batı’yla birlikte tezgahlamış olabileceğiydi.

Prigojin’in İnfazında Putin’in Parmağı Olup Olmadığı Görüşleri

Bu yazının baskıya verildiği ana kadar olayla ilgili yüzbinlerce bilgi kirliliği olsa da Kremlin’den resmi bir açıklama gelmemişti. Şayet Prigojin öldü ise bazılarına göre Putin tarafından katledildi. Bunu ileri sürenler özellikle Batı medyası olup, dayanakları daha önce Putin karşıtlarının çeşitli yöntemlerle yargısız infaza kurban edilmeleriydi. Daha iki ay önce bir gün içerisinde emrindeki Wagner grubunun askerleri ile Rus yönetimine karşı isyan bayrağı çekerek Rostov’da halkın sevgi gösterileri içerisinde Moskova’ya yürüyeceğini söyleyecek kadar pervasızca demeç veren Prigojin, Belarus Devlet Başkanı Lukaşenko’nun arabuluculuğunda bazı ödünlerle bu hareketten vazgeçirilmişti.

Rusya yanlısı medya ise Prigojin’in katledilmesinin Rusya’ya yararı yerine zararı olduğu düşüncesindeler. Zira Wagner isyanının ardından bir süre sonra Prigojin’le Putin bir araya gelmişlerdi. Prigojin’in ölümü üzerine Rusya’da Wagner grubunun da desteğiyle Putin muhaliflerinin daha da güçlenebileceğini ileri sürmektedirler. Bu sonucun Rusya’da bir iç karışıklığa ve istikrarsızlığa sebebiyet vereceği, Rusya’nın Ukrayna savaşında zemin kaybedeceği, dolayısıyla da bu gelişmelerden Rusya yerine Rusya karşıtı “Batı” ülkelerinin kazançlı çıkacağı şeklinde oldukça inandırıcı gerekçeler de ileri sürülmektedir.

Olayın aydınlanması için uzun süre bekleneceği anlaşılmaktadır. Burada asıl sorun, Rusya’da askeri alanda olduğu gibi içerde de garip gelişmelerin yaşandığıdır. Wagner krizi bir yana, Ukrayna’nın Moskova’ya SİHA ve Kerç Boğazı’ndaki gemilere SİDA’larla saldıracak kadar cesaretlenmesi neden önlenememektedir? Yoksa Rusya’da bir şeyler ters mi gidiyor?

Celalettin Yavuz

Güvenlik Politikaları Uzmanı Lisans ve Y. Lisans öğrenimini Milli Savunma Üniversitesinde (Deniz Harp Okulu – 1974; Deniz Harp Enstitüsü-1983) tamamladı. Daha sonra Silahlı Kuvvetler Akademisi öğrenimi (1985-86) gördü ve “Irak’ın Geleceği” ile ilgili bitirme tezini yazdı. 1989-1991 döneminde Führungsakademie (Hamburg/Almanya) 2 yıllık Güvenlik Politikası-Strateji-Stratejik İstihbarat-Jeopolitik, Askeri Tarih eğitimi aldı. “İstanbul Boğazı’nın Karadeniz Sahildarı Ülkeler Üzerindeki Jeopolitik ve Stratejik Etkileri” (Almanca) başlıklı mezuniyet tezini yazdı. Genelkurmay Personel Başkanlığı’nda görevli iken Kıbrıs Barış Harekâtı’nın madalya ve taltif projesini gerçekleştirdi. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı karargâhında NATO Planlama direktifleri ve kuvvet plan çalışmaları üzerinde çalıştı. Ayrıca bir yıl boyunca Deniz Kuvvetleri Komutanı’nın Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Toplantı Dosyasını hazırladı. Ege'de gerilimli 1980'li ve 1990'lı yıllarda 2 ayrı geminin komutanlıklarını yaptı. 1994-1997 döneminde Almanya'da Deniz Ataşeliği sırasında Deniz Ataşe Birliği'nin başkanlığına (doyen) ve 143 kişilik Askeri Ataşeler Birliği'nin Yönetim Kuruluna seçildi. Daha sonra Mersin’de Karakol ve Çıkarma Gemileri Komodorluğu’nun ardından Genelkurmay Yunanistan Kıbrıs Dairesinde Yunanistan Şube Müdürü iken “Türk-Yunan Ege’de Güven Arttırıcı Önlemler Paketi” projesinin (Ocak 2000) yöneticiliğini yaptı. Türk-Yunan sorunları üzerinde General-Amiral Oryantasyon Kursu, Harp Akademileri, Milli Güvenlik Akademisi ve TSK İstihbarat Okulu'nda dersler veren Yavuz, Deniz Harp Okulu Dekanı olduğu 2001-2003 döneminde "Denizcilik Tarihi-Deniz Stratejisi", "Askeri Strateji" ve "Liderlik" dersleri verdi. 1994’te Dr., 2002’de Doç.Dr. olan Yavuz, Milli Güvenlik Akademisi öğretim üyesi iken 30 Mart 2004’te istekle emekli oldu ve BİLKENT Üniversitesi’ne ilaveten Milli Güvenlik Akademisi’nde Türk-Yunan Sorunları, Suriye, Ortadoğu, Terörle Mücadele dersleri, 2012’de Prof.Dr. olduktan sonra da Atılım Üniversitesi’nde (2012-2013) ve Kara Harp Okulu Savunma Bilimleri Enstitüsünde (2013 Bahar) Y. Lisans ve Doktora, Ufuk ve Başkent üniversitelerinde lisans dersleri verdi. 2022 yılı başlarında adı Topkapı Üniversitesi olarak değiştirilen “Ayvansaray Üniversitesi”nde İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi’nin kurucu dekanlığını yapan, fakülteyi 16 bölüme çıkartan Prof.Dr. Yavuz, “İstihbarat, Strateji ve Terörizm/Avrupa'da Terör Örgütleri” gibi 3 farklı konuda sertifika dersleri yanında İstanbul Topkapı Üniversitesi’nde lisans ve Y. Lisans dersleri verdi. Güvenlik Bilimleri ve Uygulamaları Y. Lisans programının kurucu ABD Başkanlığını Eylül 2022’ye kadar sürdürerek “Küresel Güvenlik Stratejileri” üzerine sertifika programı hazırladı. Mayıs 2020 ayında uluslararası sempozyum düzenledi ve bizzat sunum yaptı. Milli Savunma Üniversitesi’nde (Harp Akademileri) 2019 yılından beri “Dış Politika Analizi” ile “Küresel Güvenlik Stratejileri” başlıklı ders verdi. Genelkurmay SAREM “Dış Uzman”lık (2003-2010), Türk Askeri Tarih Kurulu (TATK) Genel Kurul üyeliği (1999-2007), Gnkur. Atatürk Araştırma ve Eğitim Merkezi “ATAREM” Genel Kurul Kurucu Üyeliği (1999-2007), Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Eğitim/Öğretim Kurulu üyeliği (2001-2003), Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD) “Strateji” Grubu üyeliği (2005-2011), Türk Ocakları Genel Merkezi Hars Heyeti (en üst düzeydeki kültür kurulu) üyeliği (2004-2010), TÜRKSAM düşünce kuruluşunun Kurucu Başkan Yardımcısı ve Terör Bölümü Başkanlığı (2008-2012) yapan Prof.Dr. Yavuz, pek çok süreli yayının yayın ve hakem kurullarında yer almaktadır. Almanca ve İngilizce bilen Prof.Dr. Yavuz’un “Güvenlik politikaları, Askeri Tarih/Strateji, İstihbarat, Ortadoğu, çevre ülkeler, terörle mücadele, bölgesel-küresel sorunlar, küresel güvenlik stratejileri ve Deniz Tarihi konularında, çoğu müstakilen yazılmış 30’un üzerinde kitabı ve süreli dergilerde yazılmış çok sayıda makalesi mevcuttur. Halen Anadolu Ajansı ve Yeni Şafak gazetesinin “Düşünce Günlüğü” bölümünde her ay “Bölgesel ve Küresel Güvenlik Politikaları” üzerine analizleri yayınlanan Yavuz’un son dönemde Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE)’de konferansları, sitesinde yazıları yayınlanmakta olup, gene son zamanlarda Devlet Dergisi ve Türk Yurdu dergilerinde de yazıları yayınlanmaktadır. Ayrıca, Eylül 2022’den itibaren TRT Türkiye’nin Sesi Radyosu’nda haftada bir gün “Mavi Vatan” adlı bir programın yapımcılığını (ve yorumculuğunu) yapmaktadır. Ankara’da ikame eden Prof.Dr. Yavuz, evli, iki çocuk babası olup Almanca ve İngilizce bilmektedir.

    En az 10 karakter gerekli
    Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.