
Hüseyin ALEMDAR – 27 Mart 2025
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yolsuzluktan hapse girmesine partideki rakibi Mansur Yavaş seviniyor zannediliyordu. Yavaş sözde cumhurbaşkanı adaylığı ön seçiminde 20 milyon oy kullanıldığını söyledi, ardından da “tek aday ben kaldım” düşüncesiyle erken seçim çağrısı yaptı.
Akşam oldu hava karardı. Saraçhane’de küfürbaz kalabalığı karşısında gördüğünde polise çattı. “Dün Doğu’da bir yerde bana göre paçavra olan bayraklar sallanırken, o mitinge gidenlere polisler pamuk şeker verirken, buradaki gençlere de pamuk şeker ikram etmelerini bekliyoruz.” dedi. Yavaş açıkça “Polis teröristlere pamuk şeker veriyor” diyerek iftira attı.
Gerçek başkaydı. Olayın aslı Cizre’de bir polis memurunun, engelli bir satıcının daha fazla yorulmasını istememesi ve elindeki tüm pamuk şekerleri alıp çocuklara dağıtmasından ibaretti. “Az laf çok iş” sloganını kullanan Mansur Yavaş’ın neden bu sloganı kullandığı da ortaya çıkmış oldu. Çünkü konuştuğunda ağzından X dedikodularından başka bir şey dökülmüyordu.
Neyse… Mansur Yavaş yıllardır susarak oluşturduğu “devlet adamı, sadece işini yapıyor” algısını bir pamuk şekere kurban etti. Toplumda Yavaş alerjisi doruğa ulaştığında Özgür Özel aldı mikrofonu. Tarihi bir fırsat ağzından dökülecek iki üç cümlede gizliydi. Özel “Her kim bu kürsüden konuştuysa, söylediği bir söz kimi kırdıysa ondan helallik istemek partinin genel başkanı adına bendendir” diyerek Mansur Yavaş’ın siyasi kariyerine çizik attı, cumhurbaşkanı adaylığına pamuk şeker tıkadı.
Özgür Özel’in rakiplerinin biri hapiste, diğeri Ankara Belediyesi’nde dört duvar arasındaydı artık. “Partiye kayyum atanacak” diye de 6 Nisan’da olağanüstü kurultay kararı aldı. “İmamoğlu’nun gölgesinde değilim, kurultaya girdim ve tek başıma kazandım” havasını oluşturma peşinde. Nasıl genel başkan koltuğuna oturduğunu çok iyi biliyor. Parayla delege satın alma iddiaları Kemal Kılıçdaroğlu dahil herkesin dilinde. CHP’ye kayyum ihtimali çok güçlü bir şekilde zaten önünde duruyordu.
O CHP’lilerin beğenmediği kendi aralarında “tipitip” diye hakaret ettiği Özgür Özel’in zekası baş döndürücü. Üçlü masalarda belediye başkanlarını barıştırmaya çalışırken, partideki milletvekillerini bir arada tutmak için çırpınan Özel bir hafta içinde iki rakibini de saf dışı bırakmayı başarabildi.
Bununla da kalmadı, Kemal Kılıçdaroğlu ve kendine muhalif vekilleri tıpış tıpış sandığa sürükledi. Sahte kaset kumpasıyla 2023 seçiminden eledikleri Muharrem İnce’yi bile arkasına taktı.
Oyları açık attılar, sayımı gizli yaptılar. Kim bilir, sandığa giren peçete kağıdı bile geçerli sayıldı herhalde. Mesela o sandığa giren pusulalara Recep Tayyip Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu, Muharrem İnce yazan kağıtlar var mıdır? Bunu kim nasıl öğrenecek nasıl kanıtlayacak? İşte Özgür Özel öfkeli CHP kitlesine bu soruları bile sordurmadı.
Özgür Özel Saraçhane’den Silivri’ye uğurladı Ekrem İmamoğlu’nu. “Saraçhane’yi vermeyeceğiz, yiğidim aslanım Ekrem’in emaneti” derken mutluydu. Yol arkadaşı hapse gidiyordu… Samimi İmamoğlu sempatizanları “canımız gitti” derken Özgür Özel İstanbul Büyükşehir Belediye binasının yani “malı”nın derdine düştü.
Özel Saraçhane’de kalabalığın karşısına “Hoş geldiniz Türkiye’nin umudu, hoş geldiniz geleceğimizin güvencesi genel başkanımız Sayın Özgür Özel” anonsuyla çıktı. Ekrem İmamoğlu’na selam gönderdikten sonra 1 buçuk saat konuştu. İktidara yakın medya organlarına boykot çağrısı yaptı. Sonra firma isimlerini vererek adres gösterdi. Oruç tutan CHP’li gençlere “yarın sabah kahvenizi için ama Espressolab’dan değil” dedi.
Özel bu hamlesiyle birden fazla kuşu vurmanın peşinde. Medyayı boykot edin derken Saraçhane medyasına “Ekrem yoksa ben sizi besleyecek kaynağı oluştururum” demek istiyordu. Yerli ve milli firmaları boykot edin derken TÜSİAD’ın ağababalarını arkasına almak için büyük bir adım attı. İmamoğlu İnşaat A.Ş.’yi bırakın Özgür Özel Yolunda A.Ş.’ye odaklanın mesajı veriyordu. Özel bu adımlarından dakikalar önce ise CNN International’da “NATO ile güçlü bir ittifakı, Batı ile entegrasyonu destekliyoruz” dedi. Ey Amerika’nın “Demokratlar”ı. Özgür Özel daha ne desin size… Onun İmamoğlu’ndan neyi eksik!
OKULUNUZA DÖNÜN
Saraçhane’de CHP mitingi öncesi ve sonrasında gerginlik hakim. Sebebi Özgür Özel’in gençleri kontrolsüzce sokağa çağırması, “Solcu” geçinen medyanın “tişörtten maske yapımı” videolarını dolaşıma sokması ve gençleri sözüm ona teorik muhaliflikten eylemsel tutumlara evirme çabası yaşananların zeminini oluşturuyor.
Polis ve savcının İmamoğlu’na ne sorduğunu, İmamoğlu’nun ne cevap ver-e-me-diğini okumayan, X trollerinden okudukları bir cümleyle yolsuzluk yaptığı iddia edilen bir şüphelinin peşinden gidiyorlar. Çeksen kenara sorsan “İmamoğlu bahane, sokak şahane” derler… Ama artık yeter. En son yapacağınızı yaptınız cami duvarına işediniz. Kimse sizi dinlemek, sizin sidik kokunuzu çekmek bira şişelerinizi cami bahçesinden toplamak zorunda değil.
Bizim zamanımızda “Türkiye’de hukuk yok” diyerek bazı akademisyenler “bugün ders işlemeyeceğim, protesto ediyorum” diyordu. Uzak yollardan 3 saatlik ders için gidiş dönüş 4 saat belediye otobüsünde ayakta bekleyen öğrenciler onların umurunda değildi. Şimdi de eminim karşınızda bu tip akademisyen kılıklı fırsatçılar var. Bunlar genelde yarım saat ders işlerler sonra “ah demokrasi, vah a-ke-pe” diye dırdır ederler. Olan sizin vaktinize olur. Size de yazık olur. Yapmanız gereken hocalarınızı ders işlemeye zorlamaktır. Sizi fakültelerden dışarı dökmeye çalışanlara sınıfınızda ders çalışarak yanıt vermektir. Türkiye’ye ancak böyle katkı sağlayabilirsiniz.
ERDOĞAN’IN ANNESİNE KÜFÜR
Yıl 2011… CHP’nin taze genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu seçim meydanlarında Başbakan Erdoğan’ın annesine alenen küfür etti. Ardından sırıttı… Bir kez bile olsun özür dilemedi. Erdoğan ise “o bizim anamıza küfreder ama biz onun annesinin ellerinden öperiz” diye yanıt verdi.
Ekim ayında ise Erdoğan’ın annesi Tenzile Hanım vefat etti. Türkiye Erdoğan’ın annesine küfrü Gezi’de eylemci olan Canan Kaftancıoğlu’nun tweetiyle bir kez daha gördü. Son olarak CHP’nin öncülüğünde Saraçhane’de buluşan şeref yoksunu tipler hep bir ağızdan Erdoğan’ın annesine küfretti. Küfürden başka bir sözü olmayan bu topluluğu ciddiye almak da bunlara gelecek için kıymet biçmek de nafile. Uçurumdalar… Bırakınız ya uçsunlar ya da düşsünler!
Özgür Özel de ne yaptığının farkına varmalı artık. Kontrol edemediği kişiler ve kitleler için her gün özür dilemek zorunda kalıyorsa ya adını “Özür Özel” olarak değişirsin ya da Bahçeli’nin çağrısına uysun, partisinde otursun.