
Bercan TUTAR – 28 Haziran 2024
Küreselci Siyonist çete, dünyayı Ukrayna, Gazze ve Tayvan cepheleri üzerinden III. Dünya Savaşı’na sürüklemek için ellerinden gelen her tür şeytanlığı yapıyor. Burada en çok da Rus lider Vladimir Putin’e karşı NATO ve Avrupa’yı aynı mevzide toplama gayretleri dikkat çekiyor. Rusya bunun farkında. Bu oyunu gören Avrupa’da birçok ülke daha var. Özellikle Macaristan, Slovakya ve Sırbistan’dan sonra 4-8 Haziran’daki AP seçimlerinde de görüldüğü üzere Almanya, Fransa ve Bulgaristan gibi ülkelerde sandıktan zaferle çıkan partiler ABD ve İngiltere’nin Ukrayna’daki savaşı derinleştirme stratejisine karşı çıkıyor.
Ancak Yahudi tarihçi Ilan Pappe’nin 11 Haziran’da Londra’da piyasaya sürülen yeni kitabı “Lobbying for Zionism: On both side of the Atlantik/ Siyonizm için Lobicilik: Atlantik’in İki Yakasında” da ayrıntılarıyla dile getirdiği gibi Avrupa ve ABD’deki siyaset, akademi, sanat, spor, medya ve ekonomi dünyası tamamen Siyonist lobisinin pençesinde.
Gazze’de İsrail’in barbar soykırımlarına destek veren Batılı ülkeleri avucuna alan Siyonist lobiden daha öldürücü olanı ise uluslararası finans şebekesini kontrol eden küreselci Siyonistler. Pappe kitabında Yahudi lobisinin çok etkin olduğu bu küreselci çeteden pek bahsetmemiş. İlgi alanını İsrail’e destek veren lobi faaliyetleriyle sınırlamış. Oysa bu küreselci şebeke şu an İngiliz Kraliyet ailesini, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’u ve Beyaz Saray’da görevlendirilen Joe Biden’ı kukla gibi oynatıyor.
Görev dağılımı yaparak iktidara getirdiği siyasilere hedefler çizen bu küreselci çete İsrail’in soykırım politikalarını savunma dışında Fransa Cumhurbaşkanı Macron’a Türkiye’nin liderlik ettiği İslam dünyası ile savaşı; Joe Biden ve İngiliz Kraliyeti’ne de Rus lider Putin ve Çin lideri Şi Cinping ile özel olarak mücadele misyonu verdi.
Bu küreselci çetenin yeminli düşmanlarından biri de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan! Şimdilik Erdoğan’a karşı ‘mola’ vermiş görünüyorlar. Nedeni de İngiltere’deki küreselci çete üyelerinin Rus lider Putin’e karşı özel nefreti.
ABD’de Donald Trump dahi ‘seçilirsem Putin ile uzlaşırım’ diyebilirken İngiltere’nin siyasi liderleri Putin ile hiçbir şekilde uzlaşıdan yana değil. Bunu dillendirmeye muhalefetin en radikal isimleri de dâhil İngiltere’de kimse cesaret demiyor. Anti-Putincilik İngiltere’nin bir devlet politikası adeta. Nitekim 2022’de İstanbul’daki Ukrayna barışını baltalayan İngiltere, Putin düşmanlığında sınır tanımıyor. Neden? Bunun nedeni Putin’in kökünü kuruttuğu Rusya’daki Yahudi oligarkların İngiltere’deki Siyonist ve Siyonazist küreselci çete ile olan ilişkileri.
Putin’in ABD, Fransa ve İngiltere’yi şu an ele geçiren küreselci Siyonist lobiyi Rusya’dan kovması, bunları çıldırtıyor. Öyle ki şu an küresel Rus karşıtı kampanyaya öncülük ediyor İngiltere. İngilizlerin Putin düşmanlığının asıl nedenini eski oligarklardan Mikhail Khodorkovski bir röportajda ağzından kaçırdı. Bir zamanlar Rusya’nın ve dünyanın en zengin iş adamlarından olan Khodorskovski, Boris Yeltsin döneminde Rusya’yı kontrol eden ‘Kirli Yedi’ denilen oligarklardan biriydi. Rusya’nın kaynaklarını Batı adına sömüren bu oligarkların hepsi de az ya da çok Yahudiydi.
1990’larda Rusya ekonomisini ve kaynaklarını sömürerek halkın yüzde 90’ını açlık sınırına getiren Kirli Yedi üyeleri hemen her sektörü kontrole ediyordu. Bu yedi Rus oligark yollarına çıkan her şeyi yok etmeye çalışan Yahudilerdi. Bu ‘kirli yedi’deki adamlar bin yıllık Rusya’yı neredeyse yok etti. Halkını yoksullaştırdı. Sanayisini küle çevirdi, fabrikaları hurdaya sattılar. Tüm özel banka varlıklarını çaldılar. Hatta 1993’te Yeltsin’in tanklarını kullanarak Parlamento’yu bombaladıklarında ve ardından Amerikalı danışmanların yardımıyla 1996’da Yeltsin’in yeniden seçilmesini taklit ederek Rus demokrasisini mahvettiler.
Bir ağaca saldıran çekirgeler gibi, her Yahudi oligark farklı bir dalı devraldı. Berezovski otomobil endüstrisinin peşine düştü ve Rusya araba üretmeyi bıraktı. Gusinski televizyonu ele geçirerek dezenformasyonda tekel oldu. Çubais, 1917’den bu yana dünyanın en büyük servet transferini yönetti. Khodorkovski, Rusya’nın tüm petrol ve gazını eline geçirdi.
Çalabilecekleri her şeyi çaldılar, yatlar ve saraylar inşa ettiler. Sıradan Ruslarla gösterişli tüketimleriyle alay ettiler. Ancak saltanatları Putin’in iktidara gelmesiyle son buldu. Putin, devleti kontrol etmeye çalışan oligarklara hadlerini bildirdi. Onlardan biri de Khodorkovski’ydi. Önce hapse atıldı sonra da devasa petrol şirketi Lukoil kamulaştırıldı. On yıl hapis yattıktan sonra salıverilen Khodorkovski son röportajında aslında Lukoil’in gerçek sahibinin kendisi değil 24 Şubat 2024’te 89 yaşında ölen İngiliz lordu ünvanı bulunan küreselcilerin lideri konumundaki Jacob Rothschild olduğunu söyledi.
SSCB dağılırken demek ki Rusya’nın en değerli ve en büyük kaynaklarını paravan olarak kullandıkları oligarklar üzerinden asıl yağmalayanlar, Rothschild gibi küreselci Siyonist çeteymiş. Rothschild’in başını çektiği çete bugün Fransa’da Macron’u, ABD’de Biden’ı ve İngiltere’de ise Boris Johnson gibi silik isimleri iktidara taşıyan asıl güçtür.
Kraliyetle yönetilen İngiltere’de başbakan Hintli ve Londra’nın belediye başkanı Pakistanlı olsa da ülkeyi yöneten ‘gizli kral’ merkez bankasını elinde tutan Rothscild ailesi ve onların işaret ettiği küreselci Siyonistlerdir.
Küreselcilerin pençesindeki İngiltere, ABD ve Fransa’nın Putin’e özel nefretinin nedeni şimdi daha iyi anlaşılıyor. Çünkü Putin, muhteşem Rus servetini daha fazla talan etmelerine izin vermedi. Küreselci Siyonist çetenin sömürdüğü Rus petrol ve gazını, altınını ve buğdayını ellerinden aldı. Bu yüzden Vladimir Putin’e “kanlı tiran” diyorlar. Siyonist çeteyi ülkeden kovarak Rusya’ya siyasi ve ekonomik bağımsızlığını yeniden kazandıran Putin şimdi de bu çeteyle küresel çapta savaş veriyor. Küreselci Siyonist çeteyi Rusya’da bitiren Putin, şu sıralar bu şebekeye dünyayı adeta dar etmiş durumda. Putin’den darbe yedikçe eski yenilgilerinin verdiği travmayla daha da çıldırıyorlar. Dolayısıyla Putin’i devirmek için III. Dünya Savaşı dâhil her tür kıyamet senaryosunu devreye sokmaktan ve Putin’e karşı cepheyi genişletmek için diğer ülkelerle her tür kirli uzlaşıya varmaktan, her tür tehdit ve şantajı kullanmaktan çekinmeyeceklerdir. Fakat ne yapsalar da kaybedecekler. Zira bu sefer baltayı taşa vurdular. Putin, çetin ceviz çıktı.