Anasayfa - Köşe Yazısı - Deniz İstikbal - Kira Artışları Üzerine Bir Değerlendirme

Kira Artışları Üzerine Bir Değerlendirme

deniz istikbal

Deniz İSTİKBAL – 28 Mayıs 2024

 

Türkiye’de 23 milyona yakın aile veya bireyin konutlarda oturduğu tahmin ediliyor. Bunun 7,3 milyonluk kısmı kiracı olarak tasnif ediliyor. Ev sahipliği oranı ise ülke genelinde yüzde 60’lar seviyesinde bulunuyor. Büyükşehirlerde kiracı kesimler daha fazla iken küçük şehirlere gidildikçe ev sahipliği oranı artış gösteriyor. Toplam kiracı olan nüfusun da 23 milyona ulaştığı ve son yaşanılan enflasyonist baskı nedeniyle geçim sıkıntısı çektiğini söylemek mümkün. Maraş depremi nedeniyle 6 milyon kişinin de bölge dışına çıktığı 2 milyonluk nüfusunda kamunun destekleriyle barınma ihtiyacını karşıladığı biliniyor. Bir bütün halinde kira fiyatlarındaki artışa bakıldığında son bir senede enflasyon oranından az ancak dört senelik periyodda çok daha yüksek arttığı görülüyor. Konut arzının artırılması, kira artışına sınır getirilmesi, kiralama sürecinde kiracının yasal olarak yanında yer alınması ve evden çıkarma şartlarının zorlaştırılması gibi bir dizi önlem işleme alındı. Fakat yüksek enflasyon nedeniyle alınan önlemlerin etkileri kademeli olarak geliyor ve kira fiyatları ortalama ücretlerle birlikte seyir ediyor. Bunun önüne geçilmesinin en önemli yolu fiyat istikrarı olurken düşecek olan enflasyonun kira fiyatlarını baskılaması ve belli bir rahatlamanın ortaya çıkması beklenebilir.

2023’ün başında kamu kiralık konutlarda stoklamayı önlemek için yeni yasaları işleme aldı. Bu yasanın yardımıyla kiralık konut sayısı İstanbul özelinde 29 binden 49 bine çıkarak önemli oranda artış gösterdi. Kira fiyatlarında bir dengelenme söz konusu iken enflasyon nedeniyle alım gücü düşüş eğiliminde olan ücretli kesimin kiralık konut sorunu devam ediyor. Özellikle aracıların farklı uygulamaları işleme alması ve fiyatları daha da yukarıya çekmek için çabalaması süreci negatif olarak etkiliyor.

Enflasyon ve döviz kurlarındaki dalgalanmalar, kira artışlarının temel nedenleri arasında yer alıyor. Ancak, kiracıların enflasyon oranlarının üzerinde kira artışlarına maruz kalması ve fiyatları manipüle etmeye çalışanlar, konut piyasasının bozulmasına yol açıyor. Küresel enflasyon ve emtia fiyatlarındaki artışlarla birlikte, son yıllardaki yükselişin özellikle ücretli kesimi daha fazla etkilediği söylenebilir. Kira artışlarının bir diğer sebebi de kiralık evlerde stoklama yaparak fiyatları yükselten satıcılar. Örneğin Eyüp, Beyoğlu ve Bayrampaşa ilçelerinde, ortalama fiyatların üzerinde kiralık ev için ev sahipleriyle iletişime geçen kişiler bulunuyor. Yüksek fiyatla kiralama sonrası ödemelerde yaşanan zorluklar, hem ev sahiplerini hem de kiracıları mağdur ediyor. Bu durumdan kazançlı çıkan taraf ise aracılar oluyor. Kanuni sınırlamalara uymakta isteksiz olan aracılar, fiyatların daha da yükselmesine katkıda bulunurken çok önemli sosyal problemlerin ortaya çıkmasına sebep oluyorlar. Bu sürecin tersine çevrilmesinde denetleme mekanizması önem taşırken enflasyonun tek haneye düşürülmesi en kritik çözüm yolu olarak öne çıkıyor.

İlginizi çekebilir!  PKK/ABD

Kira meselesinin çözümü için kira sözleşmelerinin e-Devlet üzerinden yapılması ve ilgili bakanlık yetkilileri tarafından takip edilmesi, tapuda belirtilen fiyatlar üzerinden kira ücretlerine belirli bir oran getirilmesi ve bu uygulamanın bölgelere göre farklı şekillerde hayata geçirilmesi, aracıların etkisinin azaltılması ve manipülasyon yapanlara karşı hızlı, adil ve yeterli cezai yaptırımların uygulanması gibi önlemler alınabilir. Maddi yaptırımların istenilen kira bedelinin katları şeklinde verilmesi ve ceza sürelerinin uzatılması da önemlidir. Aracılar hakkındaki şikâyetlere bağlı olarak mesleki etik kuralları ihlal edenlerin meslekten men edilmesi gibi yaptırımlar uygulanabilir. Ayrıca, konut sahibi ve kiracı arasındaki uyuşmazlıkların hızlı bir şekilde çözülmesi için bir Konut İdare Yönetimi kurulabilir ve bu kamu kurumu satış, kiralama ve alış süreçlerinde aktif rol alabilir. Bu kurum, tarafların şikâyetlerini değerlendirerek hızlı çözümler üretirken yargının üzerindeki yük de önemli ölçüde azaltılabilir.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

Deniz İSTİKBAL – 28 Mayıs 2024

 

Türkiye’de 23 milyona yakın aile veya bireyin konutlarda oturduğu tahmin ediliyor. Bunun 7,3 milyonluk kısmı kiracı olarak tasnif ediliyor. Ev sahipliği oranı ise ülke genelinde yüzde 60’lar seviyesinde bulunuyor. Büyükşehirlerde kiracı kesimler daha fazla iken küçük şehirlere gidildikçe ev sahipliği oranı artış gösteriyor. Toplam kiracı olan nüfusun da 23 milyona ulaştığı ve son yaşanılan enflasyonist baskı nedeniyle geçim sıkıntısı çektiğini söylemek mümkün. Maraş depremi nedeniyle 6 milyon kişinin de bölge dışına çıktığı 2 milyonluk nüfusunda kamunun destekleriyle barınma ihtiyacını karşıladığı biliniyor. Bir bütün halinde kira fiyatlarındaki artışa bakıldığında son bir senede enflasyon oranından az ancak dört senelik periyodda çok daha yüksek arttığı görülüyor. Konut arzının artırılması, kira artışına sınır getirilmesi, kiralama sürecinde kiracının yasal olarak yanında yer alınması ve evden çıkarma şartlarının zorlaştırılması gibi bir dizi önlem işleme alındı. Fakat yüksek enflasyon nedeniyle alınan önlemlerin etkileri kademeli olarak geliyor ve kira fiyatları ortalama ücretlerle birlikte seyir ediyor. Bunun önüne geçilmesinin en önemli yolu fiyat istikrarı olurken düşecek olan enflasyonun kira fiyatlarını baskılaması ve belli bir rahatlamanın ortaya çıkması beklenebilir.

2023’ün başında kamu kiralık konutlarda stoklamayı önlemek için yeni yasaları işleme aldı. Bu yasanın yardımıyla kiralık konut sayısı İstanbul özelinde 29 binden 49 bine çıkarak önemli oranda artış gösterdi. Kira fiyatlarında bir dengelenme söz konusu iken enflasyon nedeniyle alım gücü düşüş eğiliminde olan ücretli kesimin kiralık konut sorunu devam ediyor. Özellikle aracıların farklı uygulamaları işleme alması ve fiyatları daha da yukarıya çekmek için çabalaması süreci negatif olarak etkiliyor.

Enflasyon ve döviz kurlarındaki dalgalanmalar, kira artışlarının temel nedenleri arasında yer alıyor. Ancak, kiracıların enflasyon oranlarının üzerinde kira artışlarına maruz kalması ve fiyatları manipüle etmeye çalışanlar, konut piyasasının bozulmasına yol açıyor. Küresel enflasyon ve emtia fiyatlarındaki artışlarla birlikte, son yıllardaki yükselişin özellikle ücretli kesimi daha fazla etkilediği söylenebilir. Kira artışlarının bir diğer sebebi de kiralık evlerde stoklama yaparak fiyatları yükselten satıcılar. Örneğin Eyüp, Beyoğlu ve Bayrampaşa ilçelerinde, ortalama fiyatların üzerinde kiralık ev için ev sahipleriyle iletişime geçen kişiler bulunuyor. Yüksek fiyatla kiralama sonrası ödemelerde yaşanan zorluklar, hem ev sahiplerini hem de kiracıları mağdur ediyor. Bu durumdan kazançlı çıkan taraf ise aracılar oluyor. Kanuni sınırlamalara uymakta isteksiz olan aracılar, fiyatların daha da yükselmesine katkıda bulunurken çok önemli sosyal problemlerin ortaya çıkmasına sebep oluyorlar. Bu sürecin tersine çevrilmesinde denetleme mekanizması önem taşırken enflasyonun tek haneye düşürülmesi en kritik çözüm yolu olarak öne çıkıyor.

İlginizi çekebilir!  Engin Alan Paşa'nın Uyarıları-3

Kira meselesinin çözümü için kira sözleşmelerinin e-Devlet üzerinden yapılması ve ilgili bakanlık yetkilileri tarafından takip edilmesi, tapuda belirtilen fiyatlar üzerinden kira ücretlerine belirli bir oran getirilmesi ve bu uygulamanın bölgelere göre farklı şekillerde hayata geçirilmesi, aracıların etkisinin azaltılması ve manipülasyon yapanlara karşı hızlı, adil ve yeterli cezai yaptırımların uygulanması gibi önlemler alınabilir. Maddi yaptırımların istenilen kira bedelinin katları şeklinde verilmesi ve ceza sürelerinin uzatılması da önemlidir. Aracılar hakkındaki şikâyetlere bağlı olarak mesleki etik kuralları ihlal edenlerin meslekten men edilmesi gibi yaptırımlar uygulanabilir. Ayrıca, konut sahibi ve kiracı arasındaki uyuşmazlıkların hızlı bir şekilde çözülmesi için bir Konut İdare Yönetimi kurulabilir ve bu kamu kurumu satış, kiralama ve alış süreçlerinde aktif rol alabilir. Bu kurum, tarafların şikâyetlerini değerlendirerek hızlı çözümler üretirken yargının üzerindeki yük de önemli ölçüde azaltılabilir.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

En Çok Okunanlar!