2024’de kamunun 243,6 milyar dolar vergi geliri elde etmesi bekleniyor. Buna karşın kamunun toplam harcamasının 300 milyar dolar olması ve 80 milyar dolarlık borçlanma öngörülüyor. Toplam faiz ödemelerinin de 41 milyar dolar civarına ulaşması hesaplanıyor. Milli gelir rakamlarına bağlı olarak rakamlar aşağı veya yukarı yönlü olarak değişebilir. Fakat vergi gelirlerinin aşağı yönlü revizyonu pek mümkün gözükmüyor. Ocak-Mart 2024 döneminde kamunun toplam vergi gelirlerine bakıldığında da benzer bir tablo karşımıza çıkıyor. Üç aylık süreçte toplam 43,35 milyar dolar vergi geliri elde eden kamunun total gelirlerinin 52,81 milyar dolar olduğu görülüyor. Toplam kamu harcamaları ise 69,37 milyar dolar olarak açıklandı. En büyük harcama kaleminin de 21,42 milyar dolar ile kamu personel maaş ödemeleri olduğu anlaşılıyor. Yıllık ortalama kamu personeline 80 milyar dolarlık maaş ödemesi yapan kamunun toplam emekli maaş ödemeleri de 55 milyar dolar civarında bulunuyor. Kaba haliyle borçlanma ihtiyacının artması 2023-2024 dönemi için bir trend haline gelmiş gibi gözüküyor. Artan faizlerle birlikte üç aylık kamu faiz ödemesinin de 8,4 milyar dolara geldiği anlaşılıyor. Bir bütün halinde kamu harcamalarına bakıldığında Orta Vadeli Program (2024-2026) dışında beklentilere göre gerçekleştiğini söylemek mümkün.
Tablo 1’de kamunun topladığı vergilerin türlerine göre dağılımı, 2023-2024 Ocak-Mart döneminde nasıl değiştiği ve artış oranları yer alıyor. Vergilerde yapılan geçen seneki düzenlemelere bağlı olarak toplam tahsilat miktarlarında değişiklikler göze çarpıyor. En büyük artışın olduğu alan ise petrol ve doğalgazdan alınan ÖTV’de görülüyor. Toplam vergi gelirleri içerisinde büyük bir yer kaplamamasına rağmen yükselişin diğer kalemlere göre daha fazla olduğunu söylemek mümkün. Kambiyo vergisi, gelir vergisi ve dâhilde KDV gibi alanlarda da vergi artış oranları diğer alanlara göre yüksek seyir ediyor. Üç aylık süreçte toplam vergi gelirlerinin artış oranı da 2023’e göre yüzde 30,5’lik yükselişe işaret ediyor. Ancak kamu personellerine ödenen 21 milyar dolarlık maaş ödemesine kıyasla kamu vergi kaynaklarının karşılama oranının düşük olduğu söylenebilir. Kamuda yapılacak olan tasarruflarda 2024’de acil durumlar hariç personel alımına gidilmemesi bu yüzden önem taşıyabilir. Senelik ortalama 100 binden fazla personel alan kamu 2024’de bu alımları kısmasıyla 2 milyar doların üzerinde tasarruf yapmış olacak. Bu tasarrufların diğer alanlara da yansıması ilerleyen dönemde personel alımlarını mümkün hale getirebilir ancak verimlilik odaklı mevcut personelin kullanılması uzun vadede vergilerin düşmesine yardımcı olabilir. Özellikle yüksek enflasyon nedeniyle geçim sıkıntısı geçen vatandaşların orta vadede rahatlatılması için vergi gelirlerinin daha verimli kullanılması gerekiyor. Bir diğer tasarruf konusu olan kamu araçlarının da azaltılması meselesi önem taşıyor. Son açıklanan verilere göre kamuda toplam 140 bin araç bulunuyor. Bu araçların kısa vadede elden çıkarılması, orta vadede verimli şekilde kullanılması ve sınırlamaların sıkı şekilde denetlenmesi toplum tarafından en büyük beklenti olarak okunabilir.
Sonuç olarak vergi gelirlerine bakıldığında en büyük kalemin 16,92 milyar dolarla KDV ve 8,3 milyar dolarla gelir vergisi olduğu anlaşılmaktadır. Ancak kurumlardan alınan toplam verginin diğer alanlara göre düşük kaldığı ve 912 milyon dolar olarak gerçekleşmesi gözden kaçmamalı. 2,4 milyon firmanın olduğu ve 32 milyon çalışanın olduğu bir ortamda en büyük finans kaynağı şirketlerde yer alıyor. Buradaki finansın gelir adaletinin sağlanması için daha dengeli hale getirilmesi göz önünde bulundurulmalı ancak firmaların gelir-gider dengesinin bozulmamasına da azami dikkat edilmelidir. Buradan hareketle toplumun genelinde vergi adaletinin sağlanması için vergi alım yüzdelerinin kurumlar ve orta-üst gelir gruplarına doğru kaldırılması önemli bir çözüm yolu olarak karşımıza çıkıyor.
2024’de kamunun 243,6 milyar dolar vergi geliri elde etmesi bekleniyor. Buna karşın kamunun toplam harcamasının 300 milyar dolar olması ve 80 milyar dolarlık borçlanma öngörülüyor. Toplam faiz ödemelerinin de 41 milyar dolar civarına ulaşması hesaplanıyor. Milli gelir rakamlarına bağlı olarak rakamlar aşağı veya yukarı yönlü olarak değişebilir. Fakat vergi gelirlerinin aşağı yönlü revizyonu pek mümkün gözükmüyor. Ocak-Mart 2024 döneminde kamunun toplam vergi gelirlerine bakıldığında da benzer bir tablo karşımıza çıkıyor. Üç aylık süreçte toplam 43,35 milyar dolar vergi geliri elde eden kamunun total gelirlerinin 52,81 milyar dolar olduğu görülüyor. Toplam kamu harcamaları ise 69,37 milyar dolar olarak açıklandı. En büyük harcama kaleminin de 21,42 milyar dolar ile kamu personel maaş ödemeleri olduğu anlaşılıyor. Yıllık ortalama kamu personeline 80 milyar dolarlık maaş ödemesi yapan kamunun toplam emekli maaş ödemeleri de 55 milyar dolar civarında bulunuyor. Kaba haliyle borçlanma ihtiyacının artması 2023-2024 dönemi için bir trend haline gelmiş gibi gözüküyor. Artan faizlerle birlikte üç aylık kamu faiz ödemesinin de 8,4 milyar dolara geldiği anlaşılıyor. Bir bütün halinde kamu harcamalarına bakıldığında Orta Vadeli Program (2024-2026) dışında beklentilere göre gerçekleştiğini söylemek mümkün.
Tablo 1’de kamunun topladığı vergilerin türlerine göre dağılımı, 2023-2024 Ocak-Mart döneminde nasıl değiştiği ve artış oranları yer alıyor. Vergilerde yapılan geçen seneki düzenlemelere bağlı olarak toplam tahsilat miktarlarında değişiklikler göze çarpıyor. En büyük artışın olduğu alan ise petrol ve doğalgazdan alınan ÖTV’de görülüyor. Toplam vergi gelirleri içerisinde büyük bir yer kaplamamasına rağmen yükselişin diğer kalemlere göre daha fazla olduğunu söylemek mümkün. Kambiyo vergisi, gelir vergisi ve dâhilde KDV gibi alanlarda da vergi artış oranları diğer alanlara göre yüksek seyir ediyor. Üç aylık süreçte toplam vergi gelirlerinin artış oranı da 2023’e göre yüzde 30,5’lik yükselişe işaret ediyor. Ancak kamu personellerine ödenen 21 milyar dolarlık maaş ödemesine kıyasla kamu vergi kaynaklarının karşılama oranının düşük olduğu söylenebilir. Kamuda yapılacak olan tasarruflarda 2024’de acil durumlar hariç personel alımına gidilmemesi bu yüzden önem taşıyabilir. Senelik ortalama 100 binden fazla personel alan kamu 2024’de bu alımları kısmasıyla 2 milyar doların üzerinde tasarruf yapmış olacak. Bu tasarrufların diğer alanlara da yansıması ilerleyen dönemde personel alımlarını mümkün hale getirebilir ancak verimlilik odaklı mevcut personelin kullanılması uzun vadede vergilerin düşmesine yardımcı olabilir. Özellikle yüksek enflasyon nedeniyle geçim sıkıntısı geçen vatandaşların orta vadede rahatlatılması için vergi gelirlerinin daha verimli kullanılması gerekiyor. Bir diğer tasarruf konusu olan kamu araçlarının da azaltılması meselesi önem taşıyor. Son açıklanan verilere göre kamuda toplam 140 bin araç bulunuyor. Bu araçların kısa vadede elden çıkarılması, orta vadede verimli şekilde kullanılması ve sınırlamaların sıkı şekilde denetlenmesi toplum tarafından en büyük beklenti olarak okunabilir.
Sonuç olarak vergi gelirlerine bakıldığında en büyük kalemin 16,92 milyar dolarla KDV ve 8,3 milyar dolarla gelir vergisi olduğu anlaşılmaktadır. Ancak kurumlardan alınan toplam verginin diğer alanlara göre düşük kaldığı ve 912 milyon dolar olarak gerçekleşmesi gözden kaçmamalı. 2,4 milyon firmanın olduğu ve 32 milyon çalışanın olduğu bir ortamda en büyük finans kaynağı şirketlerde yer alıyor. Buradaki finansın gelir adaletinin sağlanması için daha dengeli hale getirilmesi göz önünde bulundurulmalı ancak firmaların gelir-gider dengesinin bozulmamasına da azami dikkat edilmelidir. Buradan hareketle toplumun genelinde vergi adaletinin sağlanması için vergi alım yüzdelerinin kurumlar ve orta-üst gelir gruplarına doğru kaldırılması önemli bir çözüm yolu olarak karşımıza çıkıyor.