Önceki yazımda bahsettiğim, 3. Dünya Savaşı zaten başlamış ve başarılı olunmuş dediğimde tam da bu durumu anlatmaya çalışmıştım.
Yunanistan eski Başbakanı Çipras
Geçtiğimiz günlerde Koç Üniversitesi’nin mezuniyet kutlamasına çağrılan Çipras konuşmasında Doğu Akdeniz’deki olmayan haklarından bahsederek siyaset yapmaktan geri kalmamasına ve konuşmanın sonunda “boyun eğme” diyerek alkışları toplamasını başarmıştı.
Şimdi bu davetin yanlışlıklarını nasıl sıralamak lazım!
Sosyalist bir başbakanın liberal bir holdingin misafiri olarak konuşma yapmasını mı?
Doğu Akdeniz’deki haklarından bahsederken bir kişinin bile kalkıp buna itiraz etmemesini mi?
Başta ülkesi Yunanistan ve kendisi olmak üzere egemen güçlere karşı eğilmedik yerleri kalmamasına rağmen “boyun eğme” derken bütün öğrenci ve akademisyenlerin kahkaha tufanı oluşturacaklarına…
Avuçlarını patlatırcasına alkışlamalarını mı?
Genelde memleketin zengin ve zeki çocuklarının eğitim gördüğü bu seçkinler üniversitesinin böylesine bir teslimiyet içerisine girmesi millet olmaktan uzaklaşıp topluluk olarak yaşadığımızın en bariz örneğidir.
Yok muydu orda bir babayiğit öğrenci veya akademisyen…
Doğu Akdeniz’deki hangi haktan bahsediyorsun bre muhterem!
Veya;
Yunanistan’ı yol geçen hanına çevirip, erken kalkanın bir askeri üs kurduğu gerçeğiyle boynu eğri bir şekilde yaşarken, “boyun eğme” mesajını en son söyleyecek olan siz değil misiniz?
Demediler, diyemediler…
Bizden, bırakın eski başbakanı her hangi birimiz gidip benzer bir konuşmayı Atina’da yapsaydık başımıza neler gelebileceğini hepimiz tahmin edebiliyoruz dur muhtemelen.
Bizde ise her zaman olduğu gibi acziyet, teslimiyet ve Helenist sevda!
Sosyalist bir liderin, gözümüzün içine baka baka bir takım haklardan bahsedip aba altından sopa göstermesini ve tavsiyelerde bulunmasını avuçlarımız kızarana kadar alkışlamamız ancak ve ancak esir milletlerin davranış şeklidir ve biz bunu başardık.
Hem de sözde elit ve seçkin bir üniversitemizde başardık.
Önceki yazımda bahsettiğim, 3. Dünya Savaşı zaten başlamış ve başarılı olunmuş dediğimde tam da bu durumu anlatmaya çalışmıştım.
Yunanistan eski Başbakanı Çipras
Geçtiğimiz günlerde Koç Üniversitesi’nin mezuniyet kutlamasına çağrılan Çipras konuşmasında Doğu Akdeniz’deki olmayan haklarından bahsederek siyaset yapmaktan geri kalmamasına ve konuşmanın sonunda “boyun eğme” diyerek alkışları toplamasını başarmıştı.
Şimdi bu davetin yanlışlıklarını nasıl sıralamak lazım!
Sosyalist bir başbakanın liberal bir holdingin misafiri olarak konuşma yapmasını mı?
Doğu Akdeniz’deki haklarından bahsederken bir kişinin bile kalkıp buna itiraz etmemesini mi?
Başta ülkesi Yunanistan ve kendisi olmak üzere egemen güçlere karşı eğilmedik yerleri kalmamasına rağmen “boyun eğme” derken bütün öğrenci ve akademisyenlerin kahkaha tufanı oluşturacaklarına…
Avuçlarını patlatırcasına alkışlamalarını mı?
Genelde memleketin zengin ve zeki çocuklarının eğitim gördüğü bu seçkinler üniversitesinin böylesine bir teslimiyet içerisine girmesi millet olmaktan uzaklaşıp topluluk olarak yaşadığımızın en bariz örneğidir.
Yok muydu orda bir babayiğit öğrenci veya akademisyen…
Doğu Akdeniz’deki hangi haktan bahsediyorsun bre muhterem!
Veya;
Yunanistan’ı yol geçen hanına çevirip, erken kalkanın bir askeri üs kurduğu gerçeğiyle boynu eğri bir şekilde yaşarken, “boyun eğme” mesajını en son söyleyecek olan siz değil misiniz?
Demediler, diyemediler…
Bizden, bırakın eski başbakanı her hangi birimiz gidip benzer bir konuşmayı Atina’da yapsaydık başımıza neler gelebileceğini hepimiz tahmin edebiliyoruz dur muhtemelen.
Bizde ise her zaman olduğu gibi acziyet, teslimiyet ve Helenist sevda!
Sosyalist bir liderin, gözümüzün içine baka baka bir takım haklardan bahsedip aba altından sopa göstermesini ve tavsiyelerde bulunmasını avuçlarımız kızarana kadar alkışlamamız ancak ve ancak esir milletlerin davranış şeklidir ve biz bunu başardık.
Hem de sözde elit ve seçkin bir üniversitemizde başardık.