ceyhun bozkurt kapak 2025

Ceyhun BOZKURT – 28 Şubat 2025

 

Bundan tam 10 yıl önce bugün, Çözüm Süreci’nde önemli bir gündü. İstanbul Dolmabahçe Sarayı’nda yine Abdullah Öcalan’ın “silah bırakma ve bununla bağlantılı yol haritasını” yine Sırrı Süreyya Önder ve Pervin Buldan, yanlarına İdris Baluken’i alarak kamuoyuna açıklayacaklardı.

Süreçte yöntemin sıkıntılı olmasından kaynaklı olarak KCK/PKK önemli mevziler kazanmış ve artık belki de üniter yapıya darbeyi indirecek son aşamaya geçilecekti. Abdullah Öcalan tarafından hazırlanan ve HDP’liler tarafından kamuoyuna duyurulan 10 madde bunun kanıtıydı. Ne vardı bu 10 maddede. ABD’den öğrendikleri üzerine bol “demokratik” kelimesi soslu bölünme haritası.

İlk dört maddeyi, üniter yapıyı, Türkçe’yi, Türk vatandaşlığını vb. şekilde Türkiye Cumhuriyeti’nin temel dayanaklarını ortadan kaldıracak, TBMM’yi ortadan kaldıracak şekilde bölgesel parlamentoların önünü açacak anayasal düzenlemelerin altyapısını oluşturan maddeleri Sırrı Süreyya Önder tek tek okudu.

Süreci destekleyenlerin “Dolmabahçe Anlaşması/Mutabakatı” olarak yansıttığı anlaşma, Türkiye’nin bölünmesine giden yolun açılmasıydı.

Amaç Erdoğan’ı Tasfiye Etmekti

Bu yolu açanların arkasındaki güçler başka bir şey daha planlıyordu: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı tasfiye etmek. Bu kapsamda şimdilerde FETÖ firarisi olarak yaşayan sözde gazeteci İlhan Tanır, ‘Can Dündar Cumhuriyeti’nde 6 Mart 2015’te, “ABD’li uzmanlara göre Erdoğan ile yatırım olmaz” yazısı yazıyordu.

Korktukları oldu. Açılımların ve Çözüm Süreci’nin başında her siyasi bedeli ödemeyi göze aldığını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, adeta “yeter artık” diyerek bu anlaşmayı kabul etmedi. Bunun üzerine Ahmet Davutoğlu Başbakanlığındaki hükümetin Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Erdoğan’ı hedef aldı, “açıklaması kişiseldir ve kendini yıpratabilir” dedi.

Ardından Ahmet Davutoğlu “Kimse Çözüm Süreci’ni siyasete alet etmesin” diyerek Arınç gibi doğrudan değil ama dolaylı olarak tepki verdi. Davutoğlu, sürecin devam edeceğinin altını çizdi.

İlginizi çekebilir!  Devlet Aklı ve Stratejik Hamleler: Türkiye’nin Geleceği - Reşit Kemal As

Ama esas reaksiyon HDP tarafından yapıldı. Yıllarca süreci istismar eden HDP’nin eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın “Seni Başkan yaptırmayacağız” açıklaması, Erdoğan’ın Dolmabahçe’deki bölünme planına itirazı sonrası yapıldı.

Sonrası malumunuz…

Terörle Kararlı Mücadele

Türkiye, 24 Temmuz 2015 itibariyle terörle kararlı mücadelesine yeniden başladı. FETÖ terör ve casusluk örgütünün 15 Temmuz 2016’daki NATO destekli saldırısı da püskürtüldükten sonra, mücadele çok daha çetin bir hal aldı. PKK terör örgütünün hem şehir merkezlerindeki hem de kırsaldaki varlığı temizlendi. Sürdürülen kararlı terörle mücadele politikaları sayesinde 2014’te 5558 olan (günde yaklaşık 16 kişi) PKK terör örgütüne katılım, 2022 yılında yılda 57 kişiye (yaklaşık 6,5 günde 1 kişiye) düşmüştü. Tüm terör örgütleriyle mücadeleye de yansımış, yurt içinde 2015’te toplam 2817 (günde yaklaşık 8 eylem) olan terör eylemi sayısı 2022 yılında 114’e (yaklaşık 3 günde bir eylem) düşmüştü.

Suriye ve Irak’ta da kararlı bir şekilde süren mücadele, PKK terör örgütü için sınır ötesini de güvenli bir cephe gerisi-karargah olmaktan çıkardı. Detaylısını, bir sonraki “Kandil’in Yağı Öcalan’ın Çağrısı” yazısında aktardığım süreçler neticesinde, örgüt için artık deniz bitti.

Öcalan’ın dünkü çağrısı tam da bu ortamda yap(tır)ıldı. “Silah bırakma ve PKK’nın feshedilmesi” çağrısının anlamı şudur. Türkiye’de artık tek bir PKK terör eylemi yapılmayacaktır.

KCK’nın varlığı Suriye’de, Irak’ta, İran’da sürdürülecektir. Orada da silahsız olarak sürdürülecek.

Öcalan’ın açıklama yaptığı metinde PKK terör örgütünün kuruluş aşamasından bu yana dile getirdiği “bağımsızlık(ayrı ulus-devlet yani bölünme)-konfederalizm-federalizm-kültürel özerklik vb.” taleplerinin de artık geçerli olmadığını kabullendi. Açıkça “artık PKK ömrünü tamamladı” dedi. PKK’nın öldüğünü kabullendi.

İşte bu, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, siyasi iradenin, kahraman askerimizin, polisimizin, istihbaratçımızın, korucumuzun, bürokrasimizin, her bir bireyin emperyalizme karşı büyük bir zaferidir.

İlginizi çekebilir!  NİLİ’nin Mali Parametreleri

Bundan sonra ne olacağı konusunda World of Türkiye’nin YouTube kanalında bir video yayınladık. Onu izleyebilir, Kandil kanadının nasıl direneceğini görebilirsiniz. Ayrıca yarın yayınlanacak “Kandil’in Yağı Öcalan’ın Çağrısı” yazımda da Öcalan’ın çağrısının satır satır analizi ve ne olacağıyla ilgili önemli detayları bulabilirsiniz.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.