
Fatih ÜNLÜ – 21 Ağustos 2024 – Meclis’teki Kavgalar ve Hatırlattıkları
Son üç hafta içerisinde Meclis’te iki kavga olayı yaşandı.
Son olay Ahmet Şık’ın konuşması esnasında patlak verdi. Şık konuşmasına şu şekilde başladı:
“Herkese merhaba. Sözü hiç uzatmayacağım, bir tespitle başlayacağım. Sizde hiç utanma yok. Zerre miskal utanmanız yok, haysiyetiniz yok.”
Dünyanın herhangi bir ülkesinde konuşmaya bu şekilde başlanan bir başka Millet Meclisi var mıdır bilemiyorum. Bu ağır ifadeler kürsü özgürlüğü değil, açıkcası bu özgürlüğün suistimalidir ve kargaşaya davet çıkarmaktır.
Neticede, kürsüden söylenenlerden ve milletvekilleri arasındaki atışmalardan sonra, Alpay Özalan Ahmet Şık’a fiziksel olarak müdahale etti. Ahmet Şık da buna yumrukla cevap vermek isterken Alpay kendisini itince yere yuvarlandı ve iş iyice çığırından çıktı.
Bu olay şu hakikati bir kez daha göstermiş oldu: Gerekçesi ne olursa olsun, Meclis ortamında işi fiziksel müdahaleye ve kavgaya dökmek asla kabul edilebilir bir yöntem değildir.
O ağır ifadelere muhatap olmanın kolay olduğunu söyleyemeyiz, söylersek kendimizle çelişiriz ama bunun çözümü Meclis’te fiziksel kavga olamaz. Çünkü Meclis kozların yumruklarla, fiziksel güçle paylaşılacağı bir platform değildir.
Meclis üslubun, vakarın öne çıktığı ve milletin sorunlarını tartışıp çözümler üreten bir ortam olmalıdır ki gerçek bir Meclis olmanın hakkını verebilsin.
Meclis’in daha enteresan ve çarpıcı hakaret ifadeleri bulan veya iyi kavga eden milletvekillerine değil bu ekonomik ortamda projeci ve dünyadaki gelişmeleri, ülkenin sorunlarını ve temsil ettiği bölgenin ihtiyaçlarını bilen ve bunlar üzerine kafa yorup çözümler üreten milletvekillerine ihtiyacı var.
Her milletvekili böyle olmayabilir elbette ama bu konuda öncü ve örnek olacak kişiler her kesim üzerinde çok olumlu tesirler bırakacaktır. Ve Meclis böylece bu kavga görüntüleriyle değil çözümlerle anılacaktır. Bu konuda güzel örnekler de var.
1997 yılında Refahyol hükumeti zamanında Refah Partisinden bir milletvekilimiz inisiyatif alıp otobüslerde, uçaklarda ve bilumum toplu taşıma araçlarında sigara içilmesinin yasaklanmasına dair bir teklif getirmişti. Bu teklif sonra kanunlaştı ve insanlar bu konuda rahata erdiler.
5-6 saatlik bir şehirler arası otobüs yolculuğundan sonra üzerimize, giydiğimiz kazağa, gömleğe sinen o ağır sigara kokusunu hatırlayanlarımız vardır. Bu vekilimizin insanların sadece bu ağır sigara kokusundan kurtulmalarına vesile olması bile takdire şayandır, değil ki bu yasanın sağlık açısından zaten sayısız faydaları olmuştur.
Yeniden kavga konusuna dönecek, Meclis’te kavganın tabiatıyla birçok mahzuru var. Bunlardan birisi de kavga başlayınca buna ne sebep olursa olsun, kavga görüntülerinin öne çıkması ve yıllar sonra bile bu görüntülerin akılda kalması. Dış dünyada bunu izleyenler de ülkemizi bu görüntüler üzerinden değerlendiriyorlar.
Diğer yandan, birçok insan Ahmet Şık’ı konuşmasındaki ağır ifadelerinden dolayı belki kınayacakken iş kavgaya dökülünce tablo değişti ve kamplaşmayla bazı insanlar açık yanlışlara dahi sahip çıkmaya başladılar.
Bu tür görüntüler hem toplumdaki gerginliği artırıyor hem de TBMM’nin itibarını iyice erozyona uğratıyor.
Üç haftada iki kavga Meclis için çok fazla, dolayısıyla bu konuda da tedbirler gerekiyor.
Bazen tedbir işini çok vurguluyoruz ama gerekiyorsa gerekiyordur. Ayrıca Peygamberimiz aleyhisselam şöyle buyurmuşlar:
“Ya Eba Zer! Tedbir gibi akıl, günahlardan el çekme gibi verâ ve güzel ahlak gibi de saygınlık ve izzet yoktur!” *
Ne Yapılabilir?
- TBMM Tüzüğünde ve diğer belgelerde gerekli değişiklikler yapılarak hakaret eden ve aşağılayıcı ifadeler kullanan hatiplerin o anki konuşma hakkı anında iptal edilebilir. Parti adına konuşuyorsa o parti kalan süreyi yeni bir hatiple tamamlayabilir.
- Sebep ne olursa olsun, fiziksel saldırıların önlenmesi için ilave ve etkili önlemler alınabilir ve çok ciddi durumlar için de bazı haklardan mahrumiyet dahil önemli müeyyideler getirilebilir.
- TBBM Başkanımız Numan Kurtulmuş ve ekibi bu tür gergin geçme ihtimali olan oturumlardan önce parti başkanlarıyla görüşebilir ve daha olaysız oturumlar için ilave tedbirler alabilir.
Sayın Kurtulmuş ayrıca Meclis’in itibarının zedelenmesinin önlenmesi ve Meclis’in halkın sorunlarının ve çözüm yollarının tartışıldığı bir ortam olma özelliğinin güçlendirilmesi yönünde bir çalışma da başlatabilir.
===
* Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebir, II, 157